-
Seyfettin Yasakcı
Tarih: 15-08-2025 01:43:00
Güncelleme: 15-08-2025 01:43:00
Esenler, yıllardır aynı yönetim anlayışının elinde adeta bir laboratuvar gibi… Ancak burada yapılan deneyin adı “halk için hizmet” değil; “yandaş için fırsat.” İhale listelerine baktığınızda, hep aynı isimler, aynı şirketler… Fiyatlar şişirilmiş, şartnameler belli adreslere göre hazırlanmış. Sonuç? Milyonlarca liralık işlerin dönüp dolaşıp aynı ceplere girmesi.
Yolsuzluk iddiaları, bu ilçenin kulaktan kulağa yayılan en yaygın hikâyelerinden biri haline geldi. Belediye bütçesinin önemli bir kısmı, halkın öncelikli ihtiyaçlarına değil, vitrin projelere gidiyor. Açılış törenleri, dev afişler, sosyal medya şovları… Ama gelin görün ki, mahalle aralarındaki kaldırımlar hâlâ bozuk, yağmurda yollar göle dönüyor, otobüs duraklarında insanlar ıslana ıslana bekliyor.
Yandaş kayırmacılığı ise artık saklanma gereği bile duyulmayan bir gerçek. Kültür merkezinden temizlik ihalesine kadar her şey “tanıdık” isimlere gidiyor. Sivil toplum örgütleri, bağımsız girişimler veya muhalif duruş sergileyen hiçbir oluşum desteklenmiyor. Kültürel etkinlikler, sanatsal projeler ya yok ya da sadece belli gruplara hitap edecek şekilde düzenleniyor.
Kültürel gelişimden söz açılmışken… Esenler’de bir sinema salonu bulmak lüks, tiyatro ise yılda birkaç kez “misafir” oluyor. Gençler için kütüphane sayısı yetersiz, olanlar da güncel yayınlardan uzak. İlçenin nüfusu her yıl artıyor ama kültürel imkanlar yerinde sayıyor. Bu da gençleri kahve köşelerine, telefon bağımlılığına ve umutsuzluğa sürüklüyor.
Esenler’in asıl ihtiyacı, betonun değil aklın yükselmesi. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve eşitlik olmadan bu ilçe gelişemez. Yolsuzlukla, yandaşla, rantla büyüyen bir belediye, halkın sorunlarını değil, kendi cebini büyütür.
Artık bu döngüyü kırmanın zamanı geldi. Çünkü Esenler halkı, bir avuç insanın zenginleşmesini değil, tüm ilçenin nefes almasını hak ediyor.