içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

RAMAZAN ŞOVA KURBAN EDİLEMEZ

Ramazan ayı yaklaşıyor. Ancak bu mübarek ayın gelişiyle birlikte ne yazık ki yardımlaşma değil, şov hazırlıkları hız kazandı. Birlik, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan; bugün siyasi vitrin, belediyecilik reklamı ve oy hesabına indirgenmiş durumda.

RAMAZAN ŞOVA KURBAN EDİLEMEZ
Haberi Sesli Dinle

Ramazan ayı yaklaşıyor. Ancak bu mübarek ayın gelişiyle birlikte ne yazık ki yardımlaşma değil, şov hazırlıkları hız kazandı. Birlik, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan; bugün siyasi vitrin, belediyecilik reklamı ve oy hesabına indirgenmiş durumda.

Ramazan’ın özü nettir: İhtiyacı olana, rencide etmeden yardım etmek. Sağ elin verdiğini sol el görmemelidir. Fakat gelinen noktada tablo ibretliktir. Yardım adı altında kameralar kuruluyor, dronelar havalanıyor, yoksulluk teşhir ediliyor. Yardıma muhtaç insanlar, yardım edilirken onurlarıyla birlikte ayaklar altına alınıyor.

En büyük sorumluluk kimde?
Yerel yönetimlerde. Belediyelerde. Belediye başkanlarında.

Özellikle iktidar partisine mensup belediyeler, Ramazan’ı bir şov sezonu olarak görüyor. Kendi ilçesindeki açlığı görmezden gelip, komşu mahalledeki karanlık evi fark etmeyip; Balkanlar’da, yabancı coğrafyalarda “iftar sofraları” kurma telaşındalar.

Buradan açıkça soruyoruz:
Komşunuz açken Balkanlar’da ne işiniz var?

Bu ülkenin sınırları içinde, komşu illerde, hatta aynı sokakta yatağa aç giren insanlar varken; başka ülkelerde kurulan iftar sofralarının sevabı kime yazılıyor? Peygamberimiz açıkça ne demişti:
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”

Bugün bu sözün muhatabı kimdir?
Kendi halkını unutan belediyelerdir.
Reklamı yardımdan önde tutan yöneticilerdir.

Bir başka utanç tablosu da şudur:
Ramazan meydanlarında din tüccarları boy gösteriyor. Yüksek bedeller ödeniyor, nutuklar atılıyor, halka “şükret” deniliyor. Soruyoruz:
O kürsülere harcanan parayla kaç ailenin faturası ödenirdi?
Bir aylık elektrik, su, doğalgaz borcu kaç haneden silinirdi?

Bu ülkede milyonlar açlık sınırının altında yaşıyor. Çocuklar okula aç gidiyor. Emekliler iftar sofrasını borçla kuruyor. Böyle bir tabloda başka ülkelere yardım taşıyıp bunu kameralarla pazarlayanlar şunu bilmelidir:

82 milyon insanın vebali omuzlarınızdadır.

Ramazan, reklam ayı değildir.
Ramazan, oy devşirme zamanı değildir.
Ramazan, yoksulluğu sergileme sahnesi hiç değildir.

Bu halk artık şovu değil, samimiyeti görmek istiyor.
Kamerayı kapatın.
Reklamı bırakın.
Önce kendi komşunuza bakın.

Çünkü Ramazan; afişle değil, vicdanla yaşanır.

Haber Yorum: Serkan Basut

Tarih: 10-02-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum