ESENLER BELEDİYESİ YİNE YER SATIYOR
DEPREM GEREKÇESİYLE MİLYONLUK SATIŞ: ESENLER BELEDİYESİ KAMU MÜLKLERİNİ NEDEN ELDEN ÇIKARIYOR?
Esenler Belediyesi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’u gerekçe göstererek belediyeye ait iki ticari dükkânı satışa çıkardı. Atışalanı Mahallesi’nde bulunan, asma katlı ve depolu bu dükkânlar için belirlenen muhammen bedel toplamda 83 milyon lirayı aşıyor. Satışın 8 Ocak 2026 tarihinde ihale yoluyla yapılacağı ilan edildi.
Haber: Serkan Basut
Belediyenin resmi duyurusunda satışın gerekçesi “afet riski altındaki alanların dönüşümü” olarak gösteriliyor. Ancak satışa konu edilen taşınmazlar konut değil, ticari mülk. Yıkım kararı bulunan riskli yapılar değil. Hâlihazırda belediyeye düzenli gelir sağlayan dükkânlar. Bu mülklerin depremle doğrudan ilişkisine dair herhangi bir teknik rapor, risk analizi ya da dönüşüm planı kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Bu tablo ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:
Deprem yasası, gerçekten deprem için mi kullanılıyor; yoksa başka bir mali ve siyasi tercihin kılıfı mı?
6306 sayılı Kanun’un amacı, yurttaşların can güvenliğini sağlamak ve riskli yapı stokunu dönüştürmektir. Ancak Esenler’de bu yasa, kamusal mülklerin satışına dayanak yapılmış durumda. Üstelik ihale şartları, sıradan vatandaşın ya da küçük esnafın bu satışa katılmasını fiilen imkânsız kılıyor. Yüksek muhammen bedeller, yüzde 50 peşin ödeme zorunluluğu ve ağır teminat koşulları, ihaleyi yalnızca belirli sermaye çevrelerine açık hale getiriyor.
Tam da bu noktada kamuoyunda rahatsız edici bir ihtimal konuşulmaya başlanıyor:
“Ya bu bedelle ihaleye katılan olmazsa?”
Geçmiş örnekler hatırlandığında, bu sorunun cevabı da endişe verici. Önce yüksek bedel belirlenip “talip çıkmadı” denilmesi, ardından ihalenin farklı koşullarla yeniden açılması ya da pazarlık usulüne evrilmesi… Ve sonuçta kamusal bir mülkün, gerçek değerinin altında, iktidara yakın çevrelere devredilmesi. Bu ihtimal, bugün Esenler’de konuşulan asıl meseledir.
Bir diğer sorun da şeffaflık eksikliğidir. Atışalanı gibi ticari değeri hızla yükselen bir bölgede, muhammen bedelin hangi kriterlere göre belirlendiği açıklanmamaktadır. Daha önce aynı bölgede yapılan belediye satışları kamuoyuna açık değildir. Satıştan elde edilecek gelirin hangi projelerde, ne kadar ve nasıl kullanılacağına dair tek bir net ifade dahi yer almamaktadır.
İhale ilanında yer alan “Encümen ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir, itiraz edilemez” hükmü ise kamu mülkü satışında denetimin neredeyse tamamen devre dışı bırakıldığını göstermektedir. Kamu adına yapılan bir satışta bu kadar geniş bir takdir yetkisi, ister istemez keyfîlik ve kayırmacılık şüphelerini beslemektedir.
Deprem, bu ülkenin en ağır gerçeğidir. On binlerce insanını kaybetmiş bir toplumda, “afet” kavramının ticari satışların gerekçesine dönüştürülmesi, sadece hukuki değil, ahlaki bir tartışmayı da beraberinde getirir. Deprem üzerinden rant üretildiği algısı, kamunun devlete olan güvenini zedeler.
Esenler Belediyesi bu satışla ilgili olarak kamuoyuna açık ve net cevaplar vermek zorundadır. Satılan mülkler neden seçilmiştir? Depremle bağlantıları nedir? Bu satıştan elde edilecek gelir hangi dönüşüm projelerine aktarılacaktır? İhale süreci gerçekten rekabete açık mıdır, yoksa baştan belli adreslere mi işaret etmektedir?
Bu sorular yanıtlanmadığı sürece yapılan işlem, depremle mücadele olarak değil; deprem gerekçesiyle yapılan bir kamu mülkü devri olarak anılacaktır.

Tarih: 30-12-2025